• 16 Şubat 2019, Cumartesi 12:46
HasanTOK

Hasan TOK

ÖZERK TÜRKİYE KÜRDİSTAN CUMHURİYETİ

08.04.2007 tarihinde Ankara 8. Gün Gazetesinde yazmış olduğum yazımı aynen aşağıya alıyorum. Gündemin hızını ve o tarihten bugüne bakış açımızı görmeniz açısından lütfen geride kalan 12 yılın değerlendirmesini yaparak bu yazıyı dikkatlice okuyunuz.

Üst kimlik-alt kimlik tartışmaları, Türkiye’nin şuanda mevcut demografik yapısı içerisinde çokta gerekli bir kavram değil bence… Ancak bu kavramın içerisine Türkiyeliliği kabul etmemiş ve bu kültür içerisinde yoğrulmamış Kuzey Irak Kürtleri, Irak Arapları, Aynı bölge Süryanileri v.b demografik unsurları da eklediğimizde; daha şunun şurasında 5 yıl önce Kürtleri “millet” olarak kabul etmeyen çevreleri bile; Kürtçe, Süryanice ve hatta Ermenice gibi kavramlara sıcaklaştırmaya başladı.

Başbakanın “kimlik”,  DYP Genel Başkanı Mehmet AĞAR’ın “Dağda silahla dolaşacaklarına, ovada siyaset yapsınlar” sözüyle asıl dokunmak istedikleri ve  sahip çıktıkları proje şudur: ABD ve AB, ekonomik olarak kapitalist, gerek yürütme gerekse yargı açısından dünyaya entegre olmuş (globalleşmiş), para kaynakları ve harcama kalemleri şeffaflaşmış, milliyetçilik, ulusalcılık gibi üniter değerlerden ziyade; kardeşlik, barış, kaynaşma ve hoşgörü gibi global değerleri benimsemiş iradelerin hakim olduğu, sınırları keskin olmayan devletler arzu etmektedirler.

Bu global projenin Ortadoğu ve Orta Asya’yı ve bu iki mesele bakımından; yukarıdaki değerleri benimsemiş ve gerek jeopolitik gerekse kültürel değerler açısından (İslam, Türklük, Osmanlı kökenlilik ve en önemlisi laiklik) tam merkezde yer alan Türkiye, fevkalade önem arz etmektedir. Sebebi ise basittir. Yenilenemeyen kaynakların en önemlileri günümüzde; sizlerin de bildiği gibi petrol ve doğalgaz. Ortadoğu’nun rezervleri azalmakta ve azalmayanlarda zaten Batının kontrolü altındadır.(Irak, Kuveyt, S. Arabistan v.b.) Geriye Orta Asya ve özellikle Hazar Havzası kalmaktadır. Türkiye bir nevi ağabeylik görevi yaptığı bu bölgede; tutkal görevinin yanı sıra artık başlıca transfer köprüsü görevi de üstlenmiş bulunmaktadır. Batı; batılı ve her şeyden önemlisi kuruluşundaki değişmez unsurlar dolayısıyla Batınının ayrılmaz parçası olarak gördükleri Türkiye’yi daraltmaktan ziyade genişletmek ve kapitalist kaynakların yönetimi açısından güvenilir bir emanetçi olarak Kürtleri değil Türkiye’yi seçecektir. Bu sebeple ben belki bazılarının “bayatladı” diye düşündüğü görüşümü yineliyorum. Kuzey Irak Türkiye’ye dahil olacaktır. Çünkü; Afganistan, Gürcistan, Rusya, Kırgızistan, dolaylı yoldan Türkmenistan, Irak, Filistin engellerini aşan Batı; Türkiye ve İsrail’in önderliğinde kendini besleyecek kaynaklar için bölgedeki İran ve Özbekistan sorununu çizecek ve yoluna devam edecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Görsel Değişikliği Nasıl Buldunuz

yukarı çık